Başı rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennemden kurtuluş olan bereket ayı bir Ramazan-ı Şerif'in sonuna geldik. Bu Ramazan ayında, dünya genelinde diğer yıllara göre iftar ve sahur programlarında bir artış vardı. İnsanlar daha çok bir araya geldiler. Hatta Diyanet İşleri Başkanlığı'nın sosyal medya sayfasında gördüm ki Mescid-i Haram, tarihin en kalabalık Ramazanlarından birini geçirmiş.

Ülkemizde belediyeler, STK'lar ve siyasi partiler iftar programlarında adeta yarıştılar. Vatandaşlarımız da geri kalmadılar; hemen hemen her sokakta iftar sofraları kuruldu. Gerçekten de birlik ve beraberliğin resmini çekin deselerdi, işte bu yıl Ramazan ayındaki sofralardı diyebiliriz. Yardımlaşma yine üst düzeydeydi. Ülke genelinde oruçlar tutuldu, camiler teravih namazlarını eda etmek isteyenlerle şenlendi, hayırlar dağıtıldı, Kur'an-ı Kerimler hatmedildi.

Nefislerimizi terbiye eden bir ay idi Ramazan ayı. Bu ay girdiğinde suç oranlarının düştüğü gerçeği bunu ispatlıyor. Bu mübarek ayda iradelerimiz güçleniyor, kötü alışkanlıklar terk ediliyor, ahlaki güzelliklerimizin gelişmesine vesile oluyor. Paylaşma, cömertlik ve hoşgörü gibi değerlerimiz ön plana çıkıyor. Keşke bu özelliklerimizi bütün bir yılda gösterebilsek ve tüm dünyada savaşların, kavgaların ve çatışmaların olmadığı huzurlu bir ortam oluşabilse.